Tüneller ve Depremler
İstanbul, doğudan Marmara Denizindeki Adaların güneybatısına doğru uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattından yaklaşık 20 kilometre uzaklıktadır. Bu nedenle proje alanı, büyük bir deprem riskinin dikkate alınmasını gerektiren bir bölgede yer almaktadır.
İstanbul Boğazının altında inşa edilecek olan tüneller gibi yeraltı yapılarının deprem anında insanlar için güvenli yerler olacağı belirtilmiştir. Dünya genelinde benzer tipte birçok tünelin bu bölgede beklenen büyüklüğe benzer büyüklükte- depremlere maruz kaldıkları ve bu depremleri büyük hasar görmeden atlattıkları bildirilmiştir. Japonyadaki Kobe tüneli ve ABDnin San Francisco şehrindeki BART Tüneli, bu tünellerin ne kadar sağlam inşa edilebildiklerini gösteren örneklerdir.
İzmit Bolu bölgesinde 1999 yılında yaşanan sismik olay sonucu elde edilen en son tecrübeler özümlenmiştir ve bu deneyimler, İstanbul Boğaz Geçişi demiryolu Projesinin tasarımının dayandığı temellerin bir parçasını oluşturacaktır
Marmaray Projesinde, mevcut verilere ek olarak, jeolojik, jeoteknik, jeofiziksel, hidrografik ve meteorolojik etüt ve araştırmalardan ek bilgi ve veriler toplanacaktır ve bu veriler, en yeni ve modern inşaat mühendisliği teknolojileri kullanılarak inşa edilecek olan tünellerin tasarımı ve yapımı için temel teşkil edecektir.
Buna bağlı olarak bu proje kapsamındaki tüneller, bölgede beklenebilecek olan en yüksek büyüklükte bir depreme karşı dayanıklı olacak şekilde tasarlanacaktır.
Yapılan çalışma ve değerlendirmelere en iyi ulusal ve uluslararası uzmanlardan bazıları katılmıştır. Japonyadaki ve Birleşik Devletlerdeki deprem bölgelerinde daha önceden birçok benzer tünel inşa edilmiştir ve bu nedenle özellikle Japon ve Amerikalı uzmanlar, tünellerin tasarımında karşılanması gereken şartnameler dizisinin geliştirilebilmesi için, Türkiyedeki bilim adamları ve uzmanlarla çok yakın bir işbirliği içerisinde çalışmaktadır.
Türk bilim adamları ve uzmanlar, potansiyel sismik olayların özelliklerinin tanımlanması üzerinde yoğun olarak çalışmaktadırlar; ve bugüne kadar Türkiyede toplanan ve tarihsel verilere dayanan tüm bilgiler İzmit Bolu bölgesinde 1999 yılında yaşanan olaydan elde edilen en son veriler dahil olmak üzere analiz edilmiş ve kullanılmıştır.
Büyük depremler, tasarım kapsamında bu tür depremlerin etkilerinin yeterli düzeyde dikkate alınmaması durumunda, büyük altyapı projelerinde ciddi düzeyde zarara neden olabilmektedir. Bu nedenle Marmaray Projesinde en gelişmiş bilgisayar tabanlı modeller kullanılacak ve Amerika, Japonya ve Türkiyeden en iyi uzmanlar, tasarım sürecine katılacaklardır.
Japon ve Amerikalı uzmanlar, bu veri analizi çalışmasına yardım etmiş ve ilgili faaliyetleri desteklemişlerdir; bu uzmanlar, ayrıca tüneller ve diğer yapı ve istasyonlardaki sismik ve esnek derzlerin tasarımı ve yapımı ile ilgili geniş kapsamlı tüm bilgi ve tecrübelerinin Yükleniciler tarafından karşılanması öngörülen şartnamelerin kapsamına dahil edilmesini sağlamıştır.
Böylece Avrasyaconsult organizasyonunun bir parçasını oluşturan uzmanlar ekibi, en kötü senaryo koşullarının yani Marmaray bölgesinde çok büyük bir depremin oluşması durumunda, bu olayın o sırada tünellerden geçen veya tünellerde çalışan insanlar için bir afete dönüşmesinin önlenebilmesini sağlamak amacıyla, Yüklenicilere bağlı tasarımcılar ve uzmanlardan oluşan ekiplere destek olabilecek ve bu konu ile ilgili tavsiyelerini sunabileceklerdir.
Bu haritanın üst mavi kısmı, Karadeniz ve orta kısmı İstanbul Boğazıyla birbirine bağlanan Marmara Denizidir. Kuzey Anadolu Fay Hattı, bölgede karşılaşılabilecek olan bir sonraki depremin merkezi olacaktır; bu fay hattı, doğu/batı doğrultusunda uzanmakta ve İstanbulun yaklaşık olarak 20 kilometre güneyinden geçmektedir.
Bu haritadan görülebileceği üzere, Marmara Denizi ve İstanbulun güney kısımları (üst sol köşe), Türkiyenin en aktif deprem bölgelerinden birinde yer almaktadır. Bu nedenle tüneller, yapılar ve binaların herhangi bir deprem durumunda yıkıcı zarar ve hasar oluşmayacak şekilde inşa edilmeleri gerekecektir.
