Yedikule Station
Yedikule İstasyonu, korunacak olan birçok eski bina örneklerinden biridir. İstasyon, çelik kirişler kullanılarak inşa edilen ilk TCDD istasyonudur.

Tarihi Varlıklar

İstanbul bölgesindeki medeniyetin kökeni, yaklaşık 8.000 yıllık bir geçmiş dayandırılabilmektedir; bu nedenle tarihi şehrin altında var olması beklenen antik kalıntılar ve yapılar, tüm dünya genelinde çok büyük bir arkeolojik öneme sahiptir. Ayrıca İstanbul’un tarihi varlıklarıyla ilgilenenler, İstanbul’da gelecek kuşaklar için saklanmaya değer birçok mevcut yer üstü bina ve yapının bulunduğundan haberdardır.

Marmaray Projesi, İstanbul şehrindeki ortamı dramatik düzeyde iyileştirecektir. Projenin insanları bir yerden bir yere taşıma kapasitesinin, İstanbul Boğazının üzerinden geçen bir köprünün kapasitesinden on ila on iki kat daha yüksek olacağı bir gerçektir. Bir başka ifadeyle, bu eski şehirde karayollarında giderek artmakta olan trafik sıkışıklığıyla ilgili problemler azaltılabilecek ve ayrıca bu trafiğin İstanbul’daki çevrenin üzerindeki giderek artan olumsuz etkileri de azaltılabilecektir.

Historical Old Houses

İstanbul’da tarihi değeri olan birçok eski ev bulunmaktadır. Marmaray Projesi, yapım işlerinden etkilenecek evlerin çok sınırlı sayıda tutulabilmesi için gereken şekilde planlanmıştır. Her durum için bir koruma planı hazırlanacak ve her ev, yerinde korunacak, veya bir başka yere taşınacak ya da replika bir kopyası inşa edilecektir.

Buna karşılık, Projenin yapımı süresince, bazı tarihi binaların etkilenmemesini sağlamak mümkün olmayacaktır; aynı şekilde yeni istasyonlar için bazı derin kazıların yapılmasını önlemek de mümkün değildir.

Bu nedenle Marmaray Projesi gibi büyük altyapı projelerine katılan farklı kuruluş ve organizasyonların, üstlendikleri bu özel yükümlülük çerçevesinde, bina ve yapıları, inşaat işlerini ve mimari çözümleri, mümkün ve uygulanabilir olduğu sürece eski binalara ve yeraltındaki tarihi alanlara zarar vermeyecek şekilde planlamaları ve tasarlamaları gereklidir. Bu açıdan Proje, birbirinden farklı iki ayrı bölüme ayrılmıştır.

Mevcut banliyö demiryollarının iyileştirilmesi bölümü – Projenin yerüstü bölümü – mevcut güzergah üzerinde yapılacaktır ve bu nedenle burada derin kazılara gereksinim duyulmayacaktır. Sadece mevcut demiryolu sisteminin bir parçasını oluşturan binaların yapım işlerinden etkilenmesi beklenmektedir; bu tür binaların (istasyonlar dahil olmak üzere), Tarihi Binalar olarak sınıflandırılmış oldukları yerlerde, bu binalar yerlerinde muhafaza edilecek, bir başka yere taşınacak veya replika kopyaları inşa edilecektir.

İstanbul Boğaz Geçişi bölümünün yapımı, Yenikapı, Sirkeci ve Üsküdar’da inşa edilecek olan derin istasyonları kapsar; bu istasyonlar, şehrin ve İstanbul Boğazının altındaki derin jeolojik formasyonlarda inşa edilecek olan tüneller aracılığıyla birbirine bağlanacaktır.

Tüneller, tarihi oluşumların yapım işlerinden etkilenemeyeceği kadar derin inşa edilecek şekilde planlanmıştır; fakat üç derin istasyonun yapımı sırasında, konkors alanlarının ve istasyon peronlarının oluşturulabilmesi için, yüzeyden itibaren kuyu ve baca kazıları yapılacak ya da kutu strüktürler inşa edilecektir.

Potansiyel yer altı tarihi varlıkların üzerindeki etkilerin en aza indirgenebilmesi için, Marmaray Projesi planlama ekibi ilgili kurum ve mercilerle işbirliği içerisinde hareket ederek, demiryolu hattının güzergahını en uygun şekilde planlamışlardır; böylece etkilenecek olan alanlar en aza indirgenmiştir. Bunlara ek olarak, etkilenebilecek olan alanlar hakkındaki mevcut bilgilerle ilgili geniş kapsamlı çalışmalar yapılmıştır ve halen sürdürülmektedir.

Kültürel ve Doğal Varlıkları Koruma Kurulu, Projenin nihai planını gözden geçirecek ve görüş ve yorumlarını bildirecektir.

Bunlara ek olarak DLH tarafından talep edildiği üzere, kazı işlerini gerçekleştirecek olan Yüklenici, kazı işlerinin yapımı sırasında tüm faaliyetleri izlemek üzere iki tam-zamanlı tarih uzmanını görevlendirecektir. Bu uzmanlardan biri Osmanlı tarihçisi olacak ve diğeri bir Bizans tarihçisi olacaktır. Bu uzmanlar, planlama sürecine katılmış olan diğer uzmanlar tarafından da destekleneceklerdir. Bu tarih uzmanları, üç yerel Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları ve Anıtlar ve Arkeolojik Kaynaklar Komisyonları ile ilişkilerin sürdürülmesini sağlayacak ve bu kurullara raporlama yapacaklardır.

Tarihi açıdan önemli eserlerin bulunması halinde, bunlar İstanbul Arkeoloji Müzesine raporla bildirilecek ve müze yetkilileri her durumda sahayı ziyaret edecek ve buluntunun korunabilmesi için yapılması gereken işleri kararlaştıracaklardır.

Eski İstanbul şehrindeki önemli tarihi ve kültürel varlıkların korunabilmesi için makul koşullar çerçevesinde yapılabilecek olan her şey, bu şekilde gerçekleştirilecek ve planlanacak ve Yükleniciler için öngörülen şartnameler, Yüklenicilerin DLH, ilgili komisyonlar ve müzelerle birlikte çalışmasını teşvik edecek ve böylece miras ve varlıkların, Türkiye ve dünyanın tüm diğer bölgelerinde yaşayan insanların ve gelecek kuşakların yararına korunması sağlanacaktır.